-
Devamını Oku…: Bir Tetikte Kalma Hikâyesi: Kurumsal Tükenmişlik ve Sessiz AlarmBir ofis düşün. Dışarıdan bakıldığında kurumsal, profesyonel, oturmuş bir işleyiş… Ama içeride ne düzen var, ne adalet. Sadece bir sessiz alarm çalıyor: “Bugün sıra bende mi?” Her gün işe gider gibi değil de bir mayın tarlasına giriyor gibi hissediyorsan… Bir karar verilecek ve her ne kadar konu seni ilgilendirmese de,…
-
Devamını Oku…: Sıradan Olanı Kutsal Yap: Küçük Ritüellerin GücüHayat bazen dağınık hissettirebilir. Günlük koşturmacada, fark etmeden başkalarının planlarına karışırız. Sabah alarmı bir savaş zili gibi çalar; uyanır, hazırlanır, yetişmeye çalışırız. Akşam olduğunda tek istediğimiz uzanmak olur. Yapılacaklar listesi kabarır, cevap bekleyen mesajlar birikir, bizse kendimizi bile bir türlü duyamayız. Ama bu döngüyü kırmanın yumuşak, sevgi dolu bir yolu…
-
Devamını Oku…: Enerji Kaçağımın PeşindeBir süredir ne yazmaya ne de yaşamaya mecalim kalmamış gibiydim. İçimde tarif edemediğim bir yorgunluk vardı. Hani İlyas Yalçınkaya’nın dediği gibi:“Tükendim. Çok yaraları açan…” Oysa ilginç olan, hayatımda her şeyin dışarıdan bakıldığında gayet güzel gidiyor oluşuydu.Metin’in KPSS’ye hazırlanır gibi her yeri post-it’le kapladığı İncir Reçeli sahnesi gibi yoğun bir işim…Looney…
-
Devamını Oku…: Bir Gölgede Büyüyen Aşka Veda MektubuArtık içimde taşıdığım o sızıya bir isim koyuyorum. Ve o sızının geldiği yere, seninle kurduğum bu ilişkiye… Veda ediyorum. Bu yazdıklarım sana ulaşmayacak belki. Ama bu kelimeler, içimde biriken her şeyin son yankısı olacak. Çünkü ne zaman seni düşünsem, aslında “yarım kalmış” bir benle baş başa kaldım. Ve artık kendimi…
-
Devamını Oku…: Kadın Gibi Marka Yaratmak: Sezgiden StratejiyeMarkalarla çalışmayı her zaman bir yaratım süreci gibi gördüm. Strateji kurarken, ton of voice belirlerken, bir markaya kimlik kazandırırken hep içsel bir yerden bağlandım. Sanki her markada biraz sezgi, biraz içgörü, biraz da kalpten bir hikâye var gibiydi. Ve fark ettim ki; marka yaratmak aslında dişil bir eylem. Düşünsene… İçgörüyle…
-
Devamını Oku…: ‘Ben Böyleyim’ Demekle Neyi Reddediyoruz?Bence hayatta bazı cümleler var. Yazdığın bir kelimeyi ucuz silgiyle silmeye çalışmaya benziyor, öyle hissettiriyor. Bütün kiri defterine dağıtıyor. “Ben böyleyim…” tam da öyle cümlelerden biri işte. Dışarıdan bakınca minik bir özgüven ışıltısı gibi, ama içten içe dev bir inkâr taşıyor. Değişimi, sorumluluğu, yumuşamayı, empatiyi ve hatta kendinle gerçekten göz…
-
Devamını Oku…: Yorgun Ama Spiritüel: Tükenmeden Çalışanlar İçin Beyaz Yaka RitüelleriBu yazı hem Powerpoint hem evrenin dilinden anlayanlara… Sabah 09:00’da başlayan toplantı trafiği, Teams bildirimleri, Excel tablosundan fırlamış gibi hissettiren bir dünya… Kahve daha yeni biterken gelen acil brief, gün boyu uzayıp giden e-posta zincirleri, yapılacaklar listesinin hiç eksilmeyen kalemleri…Bir yanda kurumsal sorumluluklar, diğer yanda içsel üretkenlik hayali.Ve günün sonunda…
-
Devamını Oku…: Mutluluk Gelince Kapıyı Çalmıyor, Story’e Bakıyor Belli KiBir zamanlar mutluluğun eve geldiği, ayakkabılarını kapının girişine bıraktığı, mutfağa girip kendine bir kahve yaptığı günler vardı. Fonda ”Hayat Sevince Güzel” çalardı. Mutluluk, kahve fincanını alır ve koltuğun ucuna ilişir, “Ay valla bugün hava ne güzel” diye başlardı söze. O günler… Biraz naftalin kokuyor artık. Şimdi mutluluk varsa, story’den geçerken…
-
Devamını Oku…: 2008’de Kırılan Kalpler ve Bugün Aşık Olamayışımız ÜzerineElimde bir sihirli değnek olsa, sanırım 2008’e giderdim.“Issız Adam” filmine, o meşhur yaprak sarmasına, o uzun bakışlara, fonda çalan Anlamazdın şarkısına… Ve sonra bir bir kopan kalplere, yarım kalan aşklara.Çünkü o filmle birlikte bence sadece bir karakter değil, bir neslin sevme şekli değişti. Kendimizi o “romantik ama bağlanmayan adam”a kaptırdık.Kaç…
-
Devamını Oku…: Ofiste Bir Şeyler Beni Sürekli Küçültüyor, Ama Sandalyem DeğilBugün yine her zamanki gibi dışımdaki kadın hazırlandı. Toplantı öncesi saçlarını düzleştirdi, kahvesini aldı, gülümsedi. Ama içimdeki kadın kapının önünde durdu.“Yine mi gidiyoruz o binaya?” dedi. Maalesef ki girdik içeriye. Çünkü “profesyonellik” bunu gerektirir. Çünkü işimizi kişiselleştirmemeliyiz. Çünkü birileri bize hep şunu söyledi: ”Kırılgan olma canım, burası özel sektör…” Mobbing…







