-
Devamını Oku…: Kadın Gibi Marka Yaratmak: Sezgiden StratejiyeMarkalarla çalışmayı her zaman bir yaratım süreci gibi gördüm. Strateji kurarken, ton of voice belirlerken, bir markaya kimlik kazandırırken hep içsel bir yerden bağlandım. Sanki her markada biraz sezgi, biraz içgörü, biraz da kalpten bir hikâye var gibiydi. Ve fark ettim ki; marka yaratmak aslında dişil bir eylem. Düşünsene… İçgörüyle…
-
Devamını Oku…: ‘Ben Böyleyim’ Demekle Neyi Reddediyoruz?Bence hayatta bazı cümleler var. Yazdığın bir kelimeyi ucuz silgiyle silmeye çalışmaya benziyor, öyle hissettiriyor. Bütün kiri defterine dağıtıyor. “Ben böyleyim…” tam da öyle cümlelerden biri işte. Dışarıdan bakınca minik bir özgüven ışıltısı gibi, ama içten içe dev bir inkâr taşıyor. Değişimi, sorumluluğu, yumuşamayı, empatiyi ve hatta kendinle gerçekten göz…
-
Devamını Oku…: Yorgun Ama Spiritüel: Tükenmeden Çalışanlar İçin Beyaz Yaka RitüelleriBu yazı hem Powerpoint hem evrenin dilinden anlayanlara… Sabah 09:00’da başlayan toplantı trafiği, Teams bildirimleri, Excel tablosundan fırlamış gibi hissettiren bir dünya… Kahve daha yeni biterken gelen acil brief, gün boyu uzayıp giden e-posta zincirleri, yapılacaklar listesinin hiç eksilmeyen kalemleri…Bir yanda kurumsal sorumluluklar, diğer yanda içsel üretkenlik hayali.Ve günün sonunda…
-
Devamını Oku…: Mutluluk Gelince Kapıyı Çalmıyor, Story’e Bakıyor Belli KiBir zamanlar mutluluğun eve geldiği, ayakkabılarını kapının girişine bıraktığı, mutfağa girip kendine bir kahve yaptığı günler vardı. Fonda ”Hayat Sevince Güzel” çalardı. Mutluluk, kahve fincanını alır ve koltuğun ucuna ilişir, “Ay valla bugün hava ne güzel” diye başlardı söze. O günler… Biraz naftalin kokuyor artık. Şimdi mutluluk varsa, story’den geçerken…
-
Devamını Oku…: 2008’de Kırılan Kalpler ve Bugün Aşık Olamayışımız ÜzerineElimde bir sihirli değnek olsa, sanırım 2008’e giderdim.“Issız Adam” filmine, o meşhur yaprak sarmasına, o uzun bakışlara, fonda çalan Anlamazdın şarkısına… Ve sonra bir bir kopan kalplere, yarım kalan aşklara.Çünkü o filmle birlikte bence sadece bir karakter değil, bir neslin sevme şekli değişti. Kendimizi o “romantik ama bağlanmayan adam”a kaptırdık.Kaç…
-
Devamını Oku…: Ofiste Bir Şeyler Beni Sürekli Küçültüyor, Ama Sandalyem DeğilBugün yine her zamanki gibi dışımdaki kadın hazırlandı. Toplantı öncesi saçlarını düzleştirdi, kahvesini aldı, gülümsedi. Ama içimdeki kadın kapının önünde durdu.“Yine mi gidiyoruz o binaya?” dedi. Maalesef ki girdik içeriye. Çünkü “profesyonellik” bunu gerektirir. Çünkü işimizi kişiselleştirmemeliyiz. Çünkü birileri bize hep şunu söyledi: ”Kırılgan olma canım, burası özel sektör…” Mobbing…
-
Devamını Oku…: Tam Aydınlanıcam Bir Gülme GeliyoSelçuk Erdem’in çok sevdiğim bir karikatürü var. Aydınlanma yoluna girmiş bir deli ve keşiş var bu karede. İçlerinden biri ciddi bir ruhani ciddiyetle yol alırken, diğeri bir anda kahkahaya boğuluyor. Ne zaman o karikatürü hatırlasam kendimi o gülen deliye benzetiyorum. Çünkü fark ettim ki gerçek aydınlanma bazen kahkahalara karışıyor. Evrenin…
-
Devamını Oku…: Şifa Bir Yolculuktur, Varılacak Yer DeğilHer ruhun bir ritmi vardır. Her yaranın bir dili… Ve şifa, bu ritmi duymayı, bu dili sabırla dinlemeyi öğrenmektir. Bazen bir yudum çayda gelir, bazen geceyle gelen bir iç çekişte… Bazen de tam sessizliğin ortasında, hiç beklemediğin bir anda sana dokunur. Şifa, içindeki kırılgan çocukla göz göze gelmektir. Kalbinin çatlaklarını…
-
Devamını Oku…: Aşkı Harcamanın Travmatik YollarıTNK, “Aşkı Harcamanın 80 Yolu” şarkısında yalnızca ilk dördü sayıyor olabilir. Ama hepimiz biliyoruz ki listenin devamı çok daha kalabalık. Travmatik sevenler, “ya benimsin ya kara toprağın”cılar, “ayrılalım ama severek” diyen romantik manipülatörler… Eminim o listede hepimizin tanıdığı birkaç tip var. Bugün o listenin görünmeyen, adı konmamış ama ruhumuzda izi…
-
Devamını Oku…: Kova Çağı’nda Telepatik Aşklar: Gerçek mi, Kuruntu mu?Yenilik, özgürlük ve kolektif bilincin yükseldiği Kova Çağı’ndayız. Artık bilgiye ulaşmak saniyeler sürüyor, fikirler gezegenin bir ucundan diğer ucuna göz açıp kapayana kadar yayılıyor. Ama bu hız, sadece internet kablolarında değil. Zihinsel ve duygusal düzlemde de bağlantılarımız hızlandı. Birini aniden düşünüyorsun. Kalbin çarpıyor. Bir mesaj mı gelecek hissi sarıyor içini.…








