-
Devamını Oku…: Canlı Kalmakla Nefes Almak Arasında: Renklerini Sessizce Kaybedenler İçinBazı değişimler bir günde olmaz. Bir sabah uyanıp “artık eskisi gibi değilim” demezsin.Daha sessiz bir süreçtir bu. Bir şeyler yavaş yavaş çekilir senden. Önce kahkahanın sesi azalır. Sonra hevesler. En son da renkler… Bunu yaşarken fark etmezsin. Çünkü canlı kalmakla nefes almak, her zaman aynı şey değildir. İnsan çoğu zaman…
-
Devamını Oku…: Satürn Döngüsü: Evrenin Sabrımızla Oynadığı En Uzun Reality ShowBazı zamanlar vardır; hayatının ayarları gizlice değiştirilir. Her zamanki gibi işe gidersin, kahveni alırsın, kulaklığında aynı şarkılar çalar. Ama bir anda her şey başka bir ritme geçer. Şirket küçülme kararı alır, hak ettiğin terfi başkasına verilir. Patronun senden daha olgun davranmanı ister, ilişkinde ufak çatlaklar büyür, vücudunda ise garip garip…
-
Devamını Oku…: Yanlış Zamanda Çalan Alarm: Panik Atağı Anlamak ve YumuşatmakBazen hiçbir şey yokken kalbim hızlanıyor. Bir anda nefesim daralıyor, dünya bulanıklaşıyor. İçimde görünmez bir siren çalıyor. Bedenim, olmayan bir tehlikeye karşı savaş pozisyonuna geçiyor. Gerçekte bir şey olmadığını biliyorum ama sistemim yine de alarma geçiyor. Uzun süre anlamadım bu tepkilerin nedenini. Sonra fark ettim ki panik atak hem biyolojik…
-
Devamını Oku…: Sarılmaya Dair Bir MonologBazı anlar vardır, sarılmanın sözcüklerden çok daha anlamlı olduğu. Tenin sıcaklığı zamanı durdurur; dünya bir anlığına seninle birlikte nefes alır. İnsan, sevdiği birine sarıldığında zamanı kandırır biraz. Kalp atışları birbirine karıştığında, ölüm bile beklemeyi öğrenir. O an, dünyanın geri kalanı durur. Sadece nefes kalır, sadece sıcaklık. Ama her sarılmanın içinde…
-
Devamını Oku…: Kalbin Atmayı Unuttuğu YerBazen her şey bittiğinde bile kalıyorsun. Bir cümlede, bir sessizlikte… Bir belkinin içinde asılısın hâlâ. Sanki biri kalbini çıkarıp masanın üstüne bırakmış, sen de başında nöbet tutuyorsun… Ölmesin diye değil, bir daha atmasın diye. İşte ben oradayım. Ne tam unuttum, ne de hâlâ seviyorum diyebiliyorum. Sadece geçmedi… Zaman akıyor, insanlar…
-
Devamını Oku…: Aşk Hakkında Söyleyeceklerim Var!Hadi dürüst olalım! Bir yerlere hala aşk ve aşıklar var… Ama sanki hikayenin yönü biraz değişti. Kalpler, bildirim sesine göre çarpıyor; duygular da çevrimiçi süresine göre ayarlanıyor. Gerçek bağ mı? O genelde internet bağlantısıyla birlikte kopuyor. Artık gerçek aşkı kalbimizden çok ekranlarda arıyoruz. Netflix dizilerinden, Instagram reels’larından, TikTok çift challenge’larından…
-
Devamını Oku…: Hayat Tek Çekimlik Bir Filmse, Neden Figüran Olayım?Bazen kendimi hayatın içinde figüran gibi hissediyorum. Sanki başrolde hep başkaları var, ben de onların sahnesinde dekor niyetine duruyorum. Ama sonra içimden bir ses yükseliyor: “Kızım, bu film sensiz ilerlemez.” İşte o an kocaman gülümseme geliyor. Çünkü aslında her birimiz kendi filmimizin başrolüyüz. Ve bunu hatırladığım anda en sıradan an…
-
Devamını Oku…: İlaçlar, Serumlar ve Kendine Şefkat MolasıBir süredir yazmadığımı fark ettim. Evet, yine tembelleştim. 🙂 İçimde hep şu sitem: “O kadar konu vardı, neden yazmadın Burçak?” Ama hayat bazen hiç beklemediğin şekilde seni yatağa yatırıyor. Benimki ateşli, terli, bol uyumalı bir haftayla oldu. Korona testi bile yaptılar — hiç özlemediğimiz o meşhur çubuklarla! Burnumdan beynime yolculuk…
-
Devamını Oku…: Kalbi Durduğunda Beni De GötürdüBir önceki hikâyenin ardından. Ciğerlerimde nefes kalmayana kadar koşuyordum. Kaçtığım şeyin adı yoktu ama ağırlığı vardı. Her adımımda yer yarılacak, beni içine alacak sanıyordum. Kalbim göğsümden fırlayıp düşecek gibiydi. Düşse, belki dururdum. Ama durmadım. Çünkü durursam ona yetişemeyecektim. Ya da onu bir daha hiç bulamayacaktım. Gökyüzü bu amansız kaçışı izliyordu.…
-
Devamını Oku…: O Gece Hayatımı Kaybettim Ama ÖlemedimYaşanmışlıklar beynimi istila ederken usulca ona doğru uzandım. Sanki hızlı bir hareket yapsam her şey dağılacak, zaman paramparça olacak gibiydi. Yere düşen başını kucağıma aldım. Avuçlarımın arasına sığan o yüzü seyrettim. Melekleri kıskandıracak kadar tanıdık, bir o kadar da yabancıydı artık. Porselen donukluğunda yüzü üşümüştü. Soğuk değildi hava ama o…


